logo

KEŞANIN LEZZETİ TESCİLLİ SATIR ETİ
KEŞAN TİCARET VE SANAYİ ODASI

SATIR ET KEŞAN FM DE

SATIR ET KEŞAN FM DE

     Keşan FM’de yayımlanan Ticaret Saati’nde konuşan Keşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, coğrafi işaret alınma sürece devam eden “Keşan Satır Eti”nin üretim ve denetimi hakkında bilgi verdi.

 

     TSE’nin belirlediği fiziksel ve duyusal özelliklere göre üretim yapan firmalara “Keşan Satır Eti” bayrağı asacaklarını, işletmelerin denetleneceğini ve gerekli koşullara uymayanlardan bayrağı alacaklarını vurgulayan Helvacıoğlu,  “Keşan Satır Etin üretim ve pazarlanması aşamalarında kalite kontrolü ile denetimi; KOSGEB Keşan Sinerji Odağı’na bağlı bir gıda mühendisi, Keşan Lokantacılar ve Esnaf Odası’ndan bir kişi ve Keşan Kasaplar Komitesi’nden bir kişi tarafından olmak üzere, toplam üç kişi tarafından her altı ayda bir ve ihtiyaç duyulduğunda yapılacak.” dedi.

 

     Keşan FM’de çarşamba günleri yayımlanan “Sanayi ve Ticaret Saati”nde önceki gün, yörenin özel lezzeti olarak öne çıkartılan ve coğrafi işaret alınma süreci devam eden, “Keşan Satır Eti” konusu işlendi. Programa konuk olarak; Çamlıbel Restaurant’tan Volkan Kuru ile Yenimuhacir Özen Et Lokantası’ndan Özgür Engin katıldı.

 

     Keşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu ve Medya Keşan Köşe Yazarı Cavit Deniz’in hazırlayıp sunduğu program, saat 14.15’te başladı.

 

     Programın açılışında konuşan Helvacıoğlu, Keşan Satır Eti’ne patent alma süreci hakkında şu özet bilgiyi verdi: “Bugün 21. programımızı gerçekleştiriyoruz. Yılın son ayına girdik. Herkesin bereketli bir ay geçirmesini temenni ediyoruz. Bugün <Keşan Satır Eti>ni işliyoruz. Keşan’ın ekonomisine ve tanıtımına değer katan bir konu. Keşan Satır Eti’nin coğrafi işareti, şu an ilan aşamasında. İlan süremizin dolmasını bekliyoruz. 1 hafta önce son 4 bin TL’yi yatırdık. Yeni yıldan sonra ilk aylarda, büyük bir ihtimalle şubat ayında patentimizi alırız. Yaklaşık 3 yıldır olağanüstü bir bekleme sürecine girdik. Tüm Türkiye’de her ilin, her ilçenin bir coğrafi işareti olmaya başladı. Herkes markalaşmaya özen gösteriyor. Biz de Keşan Satır Eti’nde bir tecrübe yaşadık. Keşan TSO önderliğinde bir komisyon oluşturduk. Çok sık bir araya geldik, standartları belirledik. O standartlar doğrultusunda başvurumuzu yaptık. 2/3 ay sonra belgeyi Odamıza alacağız ama bu belge Odamızın değil Keşan’ın belgesi. Kurum olarak önderlik yaptık. Bölgemizi tanıtma ve potansiyel katma adına bu çalışmayı gerçekleştirdik.”

 

VOLKAN KURU…

 

     Daha sonra konuklardan Volkan Kuru söz aldı. Mesleklerinin dededen gelme olduğunu söyleyen Kuru, “Babam ve amcam mesleğe sahip çıkıyorlar. 86’dan itibaren Gölbaşı Restaurant’ı kuruyorlar ve 94 yılına kadar birlikte çalışıyorlar. Daha sonra babam kendi başına işletme kuruyor. 2004’te de Çamlıbel Restaurant’ı kurup işletmek bizlere nasip oldu. O günden beri de restaurantı işletiyoruz.” dedi.

 

“ÖNCELİĞİMİZ SATIR ET”

 

     Önceliklerinin satır et olduğunu ve bütün güçlerini satır eti tanıtmak için harcadıklarını vurgulayan Volkan Kuru, satır eti tanıtmak için dergilerde yer aldıklarını, programlara katıldıklarını ve satır etin, Keşan’ın ekonomik değer taşıyan bir ürünü olduğunu kaydetti.

Satır etin bundan sonra çok daha güzel yerlere geleceğini aktaran Kuru, Keşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı Helvacıoğlu’nun yardımcı olduğunu, patent almaya çalışıldığını ve patent alınmasıyla birlikte satır etin daha fazla duyulacağını ve tanınacağını belirtti.

     Satır eti Edirne ve İstanbul bölgesinde bilmeyen kimse kalmadığına işaret eden Volkan Kuru, herkesin satır eti tavsiye etmesini önerdi ve “Buradaki işletmeler, satır eti tavsiye edenlerin ve Keşan’ın yüzünü kara çıkarmaz. Hepsi belli bir seviyeye gelmiş ve hizmeti amaç edinmiş işletmeler. Satır etin yanında alternatif ürünler de sunuyoruz.” diye konuştu.

Kuru, gelecek günlerde satır etin iyileştirilmesi ve tanıtımı konusunda çalışmalar yapılacağını da dile getirdi. Bu arada Helvacıoğlu; Volkan Kuru ve Özgür Engin’in programa, Keşan-Enez-İpsala bölgesinde Keşan Satır Eti’ni üreten, yapan ve satanlar adına katıldıklarını aktardı.

 

ÖZGÜR ENGİN…

 

     Yenimuhacir Özen Et Lokantası’ndan Özgür Engin de 1997’den beri Yenimuhacir Beldesi’nde restaurant işlettiğini ifade ederek, şöyle dedi: “10 masayla başladık ve daha sonra büyüdük. Biz genellikle kendi yöremizden, belli başlı hayvan yetiştiricilerinden kuzu temin ederek satır eti üretiyoruz. Her kuzudan satır et olmuyor. Özellikle süt kuzusu kullanmak istiyoruz. Büyük kuzulardan yapıldığında lezzeti çok farklı oluyor.”

Satır etin ekonomik anlamda ve Keşan’ın tanıtımı açısından büyük katkıları olduğunun altını çizen Engin, bölgeye gelen misafirleri memnun etmeye çalıştıklarını kaydetti.

 

KEŞAN SATIR ET’İN ÖZELLİĞİ…

 

     Keşan Satır Eti’nin özellikleri hakkında bilgi veren Mustafa Helvacıoğlu da Keşan Satır Eti’nin üretiminde, 5–12 ay arasında olan, Güney Trakya’da (Keşan, İpsala, Enez) yetişmiş süt kuzularının kullanımını standart olarak belirlediklerini işaret etti.

 

     Helvacıoğlu şu bilgileri verdi: “Kuzuların kesiminden sonra karkaslar 48 saat, 0-4 derece arasında dinlendirilir. Bu dinlendirme işleminin sebebi, etin yumuşamasını sağlamaktır. Etin yumuşaması sağlandıktan sonra, içindeki sinir, damar, kemik, kıkırdak ve zar gibi sertleşmeye sebep olacak maddelerin ayıklanması gerekir. Ancak süt kuzularının yağlı olması halinde, kuzu etinin yüzde 30’unu geçmemek kaydıyla, süt dana etinin but kısmından ilave edilebilir. Keşan Satır Etimizin en önemli özelliği, mutlaka kütüklerin üzerinde tek elle tutulan satır denilen keskin bıçakla etin üzerine vurularak kıymanın biraz irisi halinde (En küçük mercimek tanesi, en büyük nohut tanesi kadar olacak şekilde) kıyılmasıdır. Homojen bir yapıya gelinceye kadar satırla vurma işlemi devam ettirilir.

 

     Etimiz; kuyruk, böbrek yağı ve iç yağ olmadan, kuzunun kendi yağı yüzde 20-yüzde 30 oranında karıştırılarak hazırlanır. 1 kg. etin içine 5 gr. tuz ilave edilerek bir kabın içinde güzelce yoğrulur.”

 

KURALLARA UYANA BAYRAK…

 

     Helvacıoğlu, sözlerinin devamında, TSE’nin belirlediği Keşan Satır Eti’nin fiziksel ve duyusal özelliklerine göre üretim yapan firmalara bayrak asacaklarını, işletmelerin denetleneceğini ve gerekli koşullara uymayanlardan bayrağı alacaklarını ifade etti.

Mustafa Helvacıoğlu, Keşan Satır Eti’nin kimyasal kompozisyonunu da yüzde 58.95 nem, yüzde 15.09 protein, yüzde 24.40 yağ ve yüzde 1.10 oranında kül şeklinde açıkladı.

 

SATIRLA MAKİNE FARKI…

 

     Özgür Engin de satır etin özelliğinin satırla yapılması olduğunun altını çizerek, makinede çekilen etle satır etin lezzetinin çok farklı olduğunu kaydetti ve satır etin yapılışını tarif etti.

 

DANA ETİ, KUZU ETİNE KARIŞIR MI?

 

Daha sonra programa telefonla katılan satır et ustası Küçükevrenli Enver Çakır, dana etini kuzu etine karıştırmanın pişme uyumunu sağlamayacağına dikkat çekerek, “Dana etinin üzerinde ayrı bir işçilik yapılması gerekir. Pişirirken, hatta müşteriler yerken bunu fark ederler. Kuzuların iç yağlarının satır etinin içine kesinlikle girmemesi gerekir. Lezzetli ve yumuşak bir satır eti herkes sonuna kadar bitirmeli ve et yenmeli. Yenmiyorsa, ustalara sorması gerekir. Satır etçilik meslek sırrıdır ama yüzdelik olarak kullanılan bazı baharatlar vardır. 78 yılında bu işe başladım. Zerdeçalı 40 sene sonra bilim adamları gündeme getirdi. Babaannem bana o zamanlar bana bazı karışımları lokman hekim kitabından bazı sırlar verdi. Bu karışımları belli ölçülerde kullanıyoruz.

 

Keşan’ımızı, yöremizi, ilimizi, ülkemizi onure etmek, sosyal gelişmeleri başlatmak ve Keşan’ımızın memleketimizin en ücra köşesine tanıtmak görevimiz. İnşallah Türkiye’nin her yöresinde bu faaliyetler gündeme gelecek. Sizleri kutluyorum.” şeklinde konuştu.

Çakır’ın sözleri üzerine konuşan Özgür Engin, kuzu etinin çok yağlı olması halinde dana etinin çok nadiren kullanılabileceğinin belirtildiğini kaydetti.

 

FİKRET ÖZDEMİR: SUNUM DA ÖNEMLİ…

 

     Programa telefonla katılan Ağadayı Sosyal Tesisleri Yiyecek İçecek Bölümü Müdürü Fikret Özdemir ise şunları söyledi: “Başkanım satır et konusuna kadar indiniz. Size bir nazar boncuğu takmak isteriz. Mengenliyim. Eti anlattık. Müşterilerin memnuniyeti bizim için çok önemli. Bu konuda bir eksiklik görüyorum ben. Servis elemanlarında ilgi yoksunluğu var. Giyim, mekanı tanıtacak armalar, formalar var mı? Markayı tanıtırken sunum yapan görevlilerin de çok kaliteli ve güleryüzlü olması lazım.”

 

TURİZM LİSESİ…

 

     Helvacıoğlu da bir işletmenin iyi olmasını, başarılı olmasını sağlayanın yüzde 65 eleman olduğunu vurgulayarak, hizmet sektöründe elemanın önemine işaret etti.

 

     Volkan Kuru ise hizmet sektöründe ara eleman probleminin çok büyük olduğunu kaydederek, şöyle dedi: “Ben bunu 99’da Erikli Motel’de yapılan bir toplantıda da dile getirdim. Eğer Saros varsa, bu bölgeye bir turizm meslek lisesi şart. Kendim Turizm ve Hotelcilik mezunuyum. Ben buradan Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürü Feyyaz Yüksel Bey’e seslenmek istiyorum. Şifahen de söyledim. Keşan’a turizm hotelcilik meslek lisesi kuralım. Keşan-İstanbul Kara Yolu üzerinde yapalım. Hotel olmazsa uygulama restaurantı yapalım ve satır et satalım. Çanakkale’ye giden, İstanbul’a geçenler buraya uğrasın.”

 

     Bu sözler üzerine konuşan Özgür Engin de 11 elemanı bulunduğunu ve hepsinin Yenimuhacir Beldesi’nden olduğunu aktararak, tek tip kıyafet uygulamasına özen gösterdiklerini söyledi.

 

     Kuru ise 2’si mutfak bölümünde 4’ü de servis elemanı olmak üzere 6 çalışanı bulunduğunu dile getirerek, çalışan kişilerin deneyimli olduğunu söyledi.

 

SATIR ET İSTANBUL’A TAŞINIYOR

 

     Bir başka telefon konuğu ise Enver Çakır’ın oğlu Celal Çakır oldu.

Çakır, görüşlerini şöyle aktardı: “Dana eti konusunda ben de babamla aynı fikirdeyim. Etin yağlı olması, etin kilosundan ve kuzunun dişi olmasından kaynaklanıyor. Pişirme süresinde aynı homojenliği sağlamadığı için iyi bir uyum olmuyor.

 

     Bayrağı aldık İstanbul’a taşıyoruz. Yeme-içme bir kültür iştir ve sosyal bir iştir. Büyükşehir’de bu işin yapılması aşamasında yarım milyonluk bir yatırımla başlıyoruz. Haramidere’de E 5 üzerinde. 200–250 kişilik bir işletme olacak. Tamamen satır et. Patentimizi de <Keşanlı Enver Usta Satır Et> olarak aldık. İstanbul’da bir ilk olacak bizim yaptığımız satır et. Babamın bölgede 30 yıllık bir geçmişi var. Saros Körfezi’ne giden İstanbullu yazlıkçıların uğrak yeridir Enver Usta. Satır eti, Keşan’ı, Enver Usta’yı bilen ciddi bir potansiyel var. Bu potansiyele uygun bir kavram hazırladık. Tadilatımız devam ediyor. Aralık ortası gibi açılışımızı yapmayı düşünüyoruz. Konuyla ilgili duyurularımızı yapacağız. Davetiyelerimizi göndereceğiz ve açılışta sizlerin de katkısını isteyeceğiz.”

 

     Mustafa Helvacıoğlu, patent geldikten sonra, satır eti İstanbul’da tanıtmayı düşündüklerini dile getirerek, büyük bir organizasyon yapacaklarını söyledi.

 

NASIL DENETLENECEK?

 

     Helvacıoğlu, Keşan Satır Eti’nin denetlemesi konusunda şu bilgileri verdi: “Keşan Satır Etin üretim ve pazarlanması aşamalarında kalite kontrolü ile denetimi; KOSGEB Keşan Sinerji Odağı’na bağlı bir gıda mühendisi, Keşan Lokantacılar ve Esnaf Odası’ndan bir kişi ve Keşan Kasaplar Komitesi’nden bir kişi tarafından olmak üzere, toplam üç kişi tarafından her altı ayda bir ve ihtiyaç duyulduğunda yapılacaktır. Denetleme görevi için, denetlemeyi yapan kişilere herhangi bir ücret ödenmeyecektir.”

 

NECMİ KAYMAZ…

 

     Kaymaz Et Ürünleri’nden Necmi Kaymaz da programa telefonla katılarak, konuyla ilgili görüşlerini şöyle aktardı: “Lezzetler o bölgeyi coğrafi olarak öne çıkaran unsurlardır. O coğrafyanın değerleridir. O değerleri korumak lezzet ustalarına düşmektedir.

Enver Ustamız güzel bir şey söyledi. Böbrek yağı kullanılmazsa iyi olur. Çünkü donuyor ve ağızda hoş bir tat bırakmıyor. Bir yaşına yakın ve bir yaşın üzerindeki, özellikle erkek kuzularda hormonal bakımından koku yaratıyor. Bu da etin lezzetinin önüne çıkıyor. Böyle bir satır et yiyen bir daha yemek istemez. Bu tür kuzuların satır etin yapımında kullanılmaması lazım. Özellikle bu işi icra eden kasaplar, lokantacılar, işletmeler ve ustaların buna dikkat etmesi lazım.

 

     Satır etin sadece bölgede tanınması yetmiyor. Bunu yurdun dört bir tarafına taşımamız gerektiğine inanıyorum. 2006 yılında satır eti, <Kaymazlar Köşk Et> markasıyla Edirne Tarım İl Müdürlüğü’nde tescil ettirdik. Markalı olarak Keşan Satır Etin satışına başladık. Ama bunu sadece yazın sahillere satabiliyoruz. Onun dışında satış alanımız yok.”

Programın devamında; satır etin satır burger haline getirilerek tüketiciye sunulması, daha fazla tanıtılması ve getirisi üzerinde duruldu.

Destek İçin
(+90) 284 714 11 37